Gerçek Etki Küresel Ekosistemde Değer Yaratmak | Fast Company

  1. Teknolojinin hızla değiştiği, her alanı etkilediği bu dönemde adapte olmak, fark yaratmak için organizasyonunuzda ne gibi değişiklikler ve görevlendirmeler yaptınız?

Dijital dönüşümün yalnızca teknolojik değil, organizasyonel bir yetkinlik alanı olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle hızlı değişimin yarattığı belirsizlikleri yönetebilmek için yapısal ve kültürel bir dönüşümü eş zamanlı ele alıyoruz.

2026 stratejimiz doğrultusunda; teknoloji, Ar-Ge ve inovasyona yönelik yatırımlarımızı ölçeklendirirken, yetkin insan kaynağımızı kısa vadeli rollerin ötesinde uzun vadeli değer ortakları olarak konumlandırıyoruz. Kurumsal bilgi birikimini derinleştiren gelişim programlarına öncelik veriyor, uzmanlık alanlarını dikey bazda güçlendiriyoruz. Grup ölçeğinde hız kazanan inorganik büyüme adımlarımız sayesinde farklı pazarlarda sektörel uzmanlığımızı genişletirken, operasyonel çevikliğimizi ve stratejik etki alanımızı sürdürülebilir biçimde artırıyoruz.

  1. 2025 yılında ‘dijital şirket/marka’ yolunda neler yaptınız? 

2025 yılı, Payten açısından yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, uçtan uca bir değer önerisiyle hayata geçirdiğimiz stratejik bir dönüm noktası oldu. Dijitalleşmeyi; ödeme deneyiminden operasyonel verimliliğe, regülasyon uyumundan küresel ölçeklenmeye uzanan bütünsel bir dönüşüm alanı olarak ele aldık.

Bu kapsamda, üye iş yerlerimizin müşterilerine çok kanallı ve esnek ödeme deneyimleri sunabilmesi için yurt içi ve yurt dışındaki yeni nesil ödeme sağlayıcılarını Payten Payment Gateway ödeme orkestrasyonu platformumuza entegre ederek ekosistemimizi stratejik biçimde genişlettik. Apple Pay dijital cüzdan, hassas kart verilerinin tokenlarla ikame edilmesini sağlayarak güvenliği artıran Visa Token Hizmeti ve düzenli ve otomatik tahsilat senaryolarında operasyonel süreklilik ve kullanıcı deneyimi açısından önemli bir esnekliksunan CIT/MIT uygulamalarını devreye alarak, global pazarlarda güvenli, ölçeklenebilir ve regülasyon uyumlu bir ödeme altyapısı oluşturduk.

Bugün 100’ün üzerinde ödeme yöntemiyle hazır entegre çalışan bir yapı üzerinden, 2025 boyunca 3 milyardan fazla işleme aracılık ettik.

50.000’i aşkın üye iş yerimiz ve 35’ten fazla banka ve fintek müşterimizle birlikte ölçeğimizi büyütürken; sektörel partnerliklerimiz, perakende, sigorta, enerji, turizm, eğitim, araç kiralama ve e-ticaret gibi farklı segmentlerde somut dijital başarı hikayelerine dönüştü. Örneğin, sigorta sektöründe Payten Ödeme Geçidi platformumuz üzerinden gerçekleşen 53 milyon işlem ve 364 milyar TL’yi aşan dijital tahsilat hacmiyle kritik bir rol üstlenirken, araç kiralama segmentinde %55’lik online işlem hacmi büyümesiyle sektörün dijital dönüşümüne katkı sağladık.

Türkiye’nin önde gelen kamu bankalarına bağlı dijital markaların Payten Fintech Suite’i stratejik bir altyapı tercihi olarak benimsemesi, güven, uyum ve ölçeklenebilirlik açısından doğru bir mimari kurduğumuzu ortaya koyarken; 2025’te yeni nesil finteklerin yalnızca 6 hafta içinde uçtan uca operasyonel hale gelmesini sağlayarak pazara çıkış hızını anlamlı biçimde artırdık.

Nestpay Torus e-ticaret ödeme altyapımızı ASEE Cloud üzerinde yeniden yapılandırarak Türkiye’de geliştirdiğimiz teknolojiyi Avrupa bankacılık ekosistemine taşırken, grup şirketimiz Monri ile gerçekleştirdiğimiz Payten Payment Gateway entegrasyonu sayesinde üye iş yerlerimizin sınır ötesi pazarlara erişimini hızlandırdık. MASAK uyumlu altyapımızı güçlendirirken, Paratika’nın NFC destekli dijital başvuru ve Tarım Gateway çözümleriyle KOBİ’lere ve tarım ekosistemine kapsayıcı dijital deneyimler sunduk. Olağanüstü Durum Merkezi ile tahsilat sürekliliğini güvence altına aldık.

Bugün Payten’in çok ürünlü ve çok pazarlı yapısını, 25 yılı aşan Ar-Ge birikimiyle desteklenen ölçeklenebilir uzmanlığının doğal bir çıktısı olarak konumlandırıyoruz. Yerelde derinleşen mühendislik gücümüzü küresel standartlarla buluşturan bu yaklaşım, bizi yalnızca çözüm sunan bir teknoloji sağlayıcı değil; farklı pazarlarda kurumların özgün ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen güvenilir bir dijital marka haline getiriyor.

  1. Teknolojide yakın zamanda hayata geçirdiğiniz önemli projeyi ve aldığınız sonuçları paylaşır mısınız?

Finansal teknolojilerde gerçek etkiyi, yalnızca yeni çözümler geliştirmek değil; bu çözümleri küresel ölçekte yeniden konumlandırabilmek yaratıyor. Bu bakış açısıyla yakın dönemde hayata geçirdiğimiz en stratejik projelerden biri, bankalara yönelik e-ticaret ödeme altyapımız Nestpay Torus’u ASEE Cloud üzerinde yeniden yapılandırmak oldu.

Bu adımla, Türkiye’de geliştirilen ve sektörde prestijli ödüllerle tescillenmiş platformumuzu Batı Avrupa regülasyonlarıyla tam uyumlu, bulut tabanlı ve yüksek performanslı bir mimariye taşıdık. Sonuç olarak Nestpay Torus, Avrupa’daki bankalar için hızlı devreye alınabilen, ölçeklenebilir ve güvenilir bir altyapı haline gelirken; Payten’in küresel ölçekte teknoloji tabanlı büyümenin stratejik iş ortağı olma konumunu da somut biçimde güçlendirdi.

  1. 2026 yılındaki 3 önemli önceliğiniz neler olacak?

2026’ya girerken odağımız; finansal teknolojilerde dayanıklılık, uyum ve sürdürülebilir değer üretimi etrafında şekilleniyor. Artık ödeme sistemleri yalnızca operasyonel bir araç değil, kurumların iş modellerini güçlendiren ve rekabet avantajı yaratan stratejik bir kaldıraç konumunda. Bu perspektifle, 2026 yılı için üç temel öncelik belirledik.

Birinci önceliğimiz, Türkiye’de temellerini attığımız ödeme orkestrasyonu yaklaşımını daha ileri bir olgunluk seviyesine taşımak. Payten Payment Gateway ile çoklu ödeme altyapılarını, akıllı işlem yönlendirme, kart saklama, link/QR ile ödeme ve otomatik mutabakat dahil 25’ten fazla modülle uçtan uca yöneten otonom bir yapı sunuyoruz. Bu mimari, kurumların tahsilat süreçlerini sadeleştirirken operasyonel verimlilik ve finansal sürdürülebilirlik sağlıyor.

İkinci önceliğimiz, güçlü yerel konumumuzu çok paydaşlı ve bölgesel bir inovasyon platformuna dönüştürmek. Türk Devletleri, Doğu Avrupa ve Balkanlar’da yerelleşmiş hizmet modelleriyle büyürken, Payten’i yalnızca bir çözüm sağlayıcı değil, bölgesel bir fintek standardı haline getirmeyi hedefliyoruz.

Üçüncü önceliğimiz ise inorganik büyüme. Ödeme sistemleri ve e-ticaret teknolojileri odağında değerlendirilecek stratejik satın almalarla, entegre ve çok katmanlı yapımızı güçlendirerek EMEA bölgesinde fintek dönüşümünde etkin bir rol üstlenmeyi sürdüreceğiz.

  • Lider olarak teknolojide en çok hangi sorunun yanıtını merak ediyor, o tarafa kafa yoruyorsunuz?

Ödeme ve fintek ekosisteminde teknolojik yenilik kadar belirleyici olan bir diğer unsur da mevzuata tam uyumlu, denetime hazır ve dayanıklı altyapılardır. KVKK, MASAK yükümlülükleri ve yerel veri barındırma gereklilikleri; ödeme sistemlerini yalnızca hız ve kullanıcı deneyimiyle değil, risk yönetimi ve iş sürekliliği perspektifiyle yeniden tanımlıyor.

Payten olarak teknoloji geliştirme süreçlerimizi en başından itibaren regülasyon uyumunu merkeze alarak kurguluyoruz. Payten Payment Gateway ile yerel hosting mimarisi üzerinde, KVKK uyumlu ve yüksek erişilebilir ödeme altyapıları sunarken; Payten Fintech Suite aracılığıyla bankalar ve finteklerin denetime hazır biçimde hızla pazara çıkmasını sağlıyoruz. Paratika ise Merkez Bankası onaylı yapısıyla KOBİ’leri bu ekosisteme güvenle dahil ederek, mevzuat uyumlu dijital dönüşümün yaygınlaşmasına katkı sunuyor.

“Fintek; risk yönetimi, regülasyon uyumu ve sermaye etkinliği ekseninde yeniden şekillenecek.” | PSM

1-Fintek sektörü ve şirketiniz açısından 2025 yılı nasıl geçti? Sektöre yön veren gelişmeler ve yenilikler neler oldu?

2025’te fintek sektörü regülasyon, ölçeklenebilirlik ve sınır ötesi entegrasyon ekseninde dönüşürken, biz Payten olarak bu dönemi uçtan uca değer yaratan stratejik bir kırılma noktasına dönüştürdük. Türkiye’de geliştirdiğimiz, Nestpay Torus altyapımızı ASEE Cloud üzerinde yapılandırarak Avrupa bankacılık ekosistemine ölçekledik. Grup şirketimiz Monri ile gerçekleştirdiğimiz Payment Gateway entegrasyonuyla müşterilerimizin sınır ötesi büyümesini hızlandırdık. Payten Fintech Suite ile finteklerin yalnızca 6 haftada pazara çıkmasını mümkün kıldık. MASAK uyumlu mimarimizi derinleştirip Paratika çözümleriyle KOBİ’ler ve tarım ekosistemi için kapsayıcı bir dijital zemin oluşturduk.
Bu bütüncül yaklaşım, Payten’i bölgesel ölçekte sürdürülebilir fintek büyümesinin güçlü bir aktörü olarak konumlandırıyor.

2-2026 yılında Türkiye fintek sektöründe hangi trendleri konuşacağız?

2026’da fintek sektörü; risk yönetimi, regülasyon uyumu ve sermaye etkinliği ekseninde yeniden şekillenecek. Belirsizlik ortamında sürdürülebilir büyümeyi mümkün kılacak yapılar ise; mevzuata tam uyumla hareket eden, Ar-Ge ve inovasyonu kurumsal büyüme stratejisinin merkezine konumlandıran ve bu sayede riskleri dönüşüm fırsatlarına çevirebilen vizyoner oyuncular olacaktır.

3-Şirket olarak 2026 yılı hedeflerinizi ve planlarınızı paylaşabilir misiniz?

2026’da birinci önceliğimiz, Türkiye’de temellerini attığımız ödeme orkestrasyonu yaklaşımını daha ileri bir olgunluk seviyesine taşımak. Çoklu ödeme altyapılarını 25’ten fazla modülle uçtan uca yöneten bu yapı, tahsilat süreçlerini sadeleştirirken operasyonel verimlilik ve finansal sürdürülebilirlik sağlar. İkinci önceliğimiz, Türk Devletleri, Doğu Avrupa ve Balkanlar’da yerelleşmiş hizmet modelleriyle büyüyerek, bölgesel bir fintek standardı haline gelmek.. Son olarak, ödeme sistemleri ve e-ticaret teknolojileri odağında değerlendireceğimiz stratejik satın almalarla, EMEA bölgesinde fintek dönüşümünde etkin bir rol üstlenmeyi sürdüreceğiz.

Payten Hem Yerel Hem Bölgesel Düzeyde Satın Alma Fırsatlarını Değerlendirecek | Ekonomist (Ocak 2026)

Payten, Avrupa’nın en büyük bilişim gruplarından biri olan Polonya merkezli Asseco South Eastern Europe (ASEE) çatısı altında faaliyet gösteriyor. Payten Türkiye Ülke Lideri ve Paratika CEO’su Burak Kutlu ile şirketin Türkiye pazarındaki hedeflerini yayın yönetmenimiz Talip Yılmaz konuştu. Burak Kutlu, Talip Yılmaz’a başlıklar halinde yeni döneme ilişkin şu bilgileri verdi:

“ÇÖZÜM SAĞLAYICISI KONUMUNDAYIZ” Payten Teknoloji olarak uçtan uca ödeme teknolojileri sunan, çok segmentli ve modüler yapıya sahip bir çözüm sağlayıcısı konumundayız. 2025 yılı itibarıyla, 50 bini aşkın üye iş yeri, 3 milyarı aşan yıllık işlem adedi ve 35’i aşkın banka ve fintech iş ortağıyla, Türkiye’nin en büyük hacimli online ödeme altyapılarından birini yönetiyoruz.

“STRATEJİK BİR BÜYÜME ORTAĞI” Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) onaylı ödeme kuruluşumuz Paratika, hızla dijitalleşen KOBİ ve e-ticaret segmentinde yalnızca teknolojik bir altyapı değil; aynı zamanda rekabet gücünü artıran stratejik bir büyüme ortağına dönüştü. Önümüzdeki dönemde hedefimiz, sadece rakamsal büyüme değil; bölgesel pazarlarda dijital finansal altyapının mimarisini şekillendiren öncü bir teknoloji üreticisine dönüşmek.

“EMEA BÖLGESİNDE KİLİT ROL ÜSTELENECEĞİZ” Önümüzdeki dönemde, özellikle ödeme sistemleri ve e-ticaret teknolojileri odağında hem yerel hem bölgesel düzeyde satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceğiz. Bu sayede Payten, entegre finansal hizmetler sunan çok katmanlı yapısını daha da güçlendirerek, EMEA bölgesinde fintech dönüşümünün şekillenmesinde kilit bir rol üstlenmeyi hedefliyor.

Yıl Sonu Özel: 2026’ya Doğru | Fintech Dünyası


2025 yılı Payten için nasıl geçti? Finansal teknolojiler ekosistemindeki dönüşüm, Payten’in ürün ve hizmet portföyüne nasıl yansıdı? Yılın sizin açınızdan en kritik dönüm noktaları neler oldu?

2025, Payten açısından yalnızca bütçe hedeflerinin tutturulduğu bir takvim yılı değil; teknoloji mimarimizin yenilendiği, organizasyonel kaslarımızın güçlendiği ve çoklu pazar yapılanmamızın yeniden konumlandığı stratejik bir dönemeç oldu. Bu yılı; işlem hacmindeki büyümenin ötesine geçen, regülasyonla uyumlu inovasyonun hızlandığı, globalde görünürlüğümüzün arttığı ve yerli Ar-Ge’mizle inşa ettiğimiz hizmet mimarisinin kalıcı biçimde kurumsal DNA’mıza işlendiği bir “sıçrama yılı” olarak değerlendiriyoruz.

Bu vizyonun en güçlü örneği Payten Payment Gateway oldu. Türkiye’de yıllar önce “ödeme orkestrasyonu” kavramını pazara taşıyan Payten, bugün bu platformu; akıllı işlem yönlendirme, hata koduna göre yönlendirme, kart saklama, çoklu ödeme, QR/link ile tahsilat, kapalı devre cüzdan ve otomatik mutabakat gibi 25’in üzerinde modülün entegre çalıştığı, uçtan uca bir tahsilat zekâsına dönüştürmüş durumda. Otonom işleyen bu yapı; karmaşık finansal süreçleri, gerçek zamanlı çalışan algoritmalar sayesinde minimum insan müdahalesiyle yöneterek, büyük kurumlardan global e-ticaret oyuncularına kadar uzanan geniş bir müşteri tabanına operasyonel verimlilik, yüksek onay oranı ve sürdürülebilirlik kazandırıyor.

Paratika ödeme kuruluşumuz ise KOBİ’ler için rekabet avantajı yaratan akıllı ödeme çözümlerinin mimarı haline geldi. T.C. Merkez Bankası faaliyet onaylı altyapısı ve banka standartlarında Sanal POS kabiliyetiyle Paratika; her ölçekten işletmenin tahsilat süreçlerini dijitalleştiriyor. Tek entegrasyonla tüm banka kartlarından ödeme alma, kart saklama, link/QR ile ödeme, alışveriş kredisi, alternatif ödeme yöntemleri ve Fiziki POS’u kapsayan geniş çözüm setiyle KOBİ’lerin tahsilat verimliliğini ileri seviyeye taşıyor. Paratika ayrıca, Tarım Gateway çözümüyle tarım kartlarıyla entegrasyonu hayata geçiren ilk ödeme kuruluşu olarak, tarım ekosistemindeki dijital dönüşüme öncülük etti. Deloitte Fast 50 ve EMEA Fast 500 listelerine girmesi ise bu başarı hikâyesinin uluslararası ölçekte de tescillenmesini sağladı.

Bütün bunlara ek olarak, fintekleşme yoluna girmek isteyen kurumların belki de en kritik ihtiyacına yanıt veren Payten Fintech Suite’in devreye alınması, 2025’in stratejik kırılma noktalarından biri oldu. Yedi hafta gibi kısa bir sürede canlıya alınabilen ve regülasyonlara tam uyumlu şekilde tasarlanan bu platform; KYC’den AML süreçlerine, uzaktan kimlik doğrulamadan zorunlu yasal entegrasyonlara kadar tüm gereklilikleri tek çatı altında birleştiriyor. Bununla birlikte uzun yıllardır bankalara sunduğumuz Nestpay Torus’un 2025 yılında acquiring lisansına sahip finteklere de açılması ise, bağımsız ödeme altyapılarının önünü açan; sektörde rekabeti, eşitliği ve finansal özgürlüğü destekleyen vizyoner bir adım olarak konumlandı.

2025 gündemimizin bir diğer odağı da operasyonel süreklilik ve çoklu pazar yönetimiydi. Türkiye merkezli teknoloji ekiplerimiz; Hindistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Mısır’dan Güneydoğu Avrupa’ya uzanan geniş bir coğrafyada ürünleştirme, performans izleme, teknik destek ve pazara giriş stratejilerini tek elden yöneten entegre bir yapı kurguladı. Böylece Türkiye, Payten Global için yalnızca güçlü bir yazılım üssü değil; bölgesel büyümenin, çok pazarlı entegrasyonların ve ölçeklenebilir operasyonların stratejik yönetim merkezi haline geldi.

Bugün geldiğimiz noktada, bu “çok ürünlü ve çok pazarlı yapı”yı ölçeklenebilir uzmanlığımızın ve ekosistem liderliğimizin doğal sonucu olarak görüyoruz. Türkiye’nin en geniş online ödeme ağlarından birini yönetiyoruz: 50 bini aşkın üye iş yeri, 35’in üzerinde banka ve fintek şirketi ile yılda 3 milyarı aşan işlem adedini yöneten benzersiz bir ekosistemden söz ediyoruz. Burada en büyük kaldıraçlarımızdan birisinin 25 yılı aşan Ar-Ge birikimimiz olduğunu özellikle vurgulamak isterim. Finansal teknolojilerde gerçek farkı yaratan unsur; standart ihtiyaçları karşılayan çözümler değil, her kurumun özgün ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen, güçlü Ar-Ge kaslarıyla sürekli evrilen esnek ve ölçeklenebilir mimarilerdir. Payten olarak 2025’te de tam olarak bunu inşa ettik.

Payten’in 2026’ya dair stratejik yol haritası nedir? İş geliştirme, büyüme, yeni teknoloji yatırımları veya ürün çeşitlendirme bağlamında şirketin kısa ve orta vadeli öncelikleri neler?

Bugün finansal teknolojilerde sürdürülebilir büyümenin temel parametreleri netleşmiş durumda: güven, hız, operasyonel verimlilik ve müşteriye somut iş değeri üreten çözümler. Özellikle B2B ödemeler ve yeni nesil ödeme sistemleri; yalnızca tahsilat sürecinin yönetildiği teknik platformlar olmaktan çıkıp, üye işyerlerinin iş modelini dönüştüren, rekabet gücünü yukarı taşıyan stratejik kaldıraçlara dönüşüyor. Bu dönüşümü doğru okuyabilen, yatırım önceliklerini geleceğin oyun alanlarına yönlendirebilen kurumlar ise sadece bugünün dalgalanmalarını yönetmekle yetinmeyecek; fintek ekosisteminin geleceğini de aktif biçimde şekillendiren oyuncular haline gelecek.

Biz de Payten olarak 2026’ya tam da bu perspektifle hazırlanıyoruz; fikirleri ölçülebilir değere, teknolojiyi ise sürdürülebilir büyüme ve dirençli iş modellerine dönüştüren altyapılar tasarlamaya devam ediyoruz. Hedefimiz, Türkiye’nin ve bölgenin en güvenilir, en entegre “fintek altyapı merkezi” olma vizyonumuzu bir üst seviyeye taşımak. Bu çerçevede 2026 ajandamızı yalnızca rakamsal büyüme ekseninde değil, içinde bulunduğumuz ekosistemi dönüştüren, standartları yukarı çeken bir etki alanı yaratarak kurguluyoruz.

Ar-Ge kaslarımız, mevzuata tam uyumlu ürün setimiz ve dikeylerde derinleşen çözümlerimizle, sektördeki güçlü konumumuzu klasik ürün sağlayıcılığının ötesinde, dönüştürücü bir inovasyon platformuna evriltiyoruz. Türk Devletleri ile yürüttüğümüz iş birliklerini daha da derinleştirirken; Doğu Avrupa ve Balkanlar’da yerelleşmiş hizmet modelleri ile pazara yakın, çevik yapılar kurguluyoruz. Hazar’a kıyısı olan stratejik pazarlarda planladığımız inorganik büyüme adımlarıyla bölgenin finansal teknoloji altyapılarını ileri seviyeye taşıyoruz. Avrupa genelinde ise stratejik ortaklıklarla müşteri portföyümüzü genişletirken, sadece çözüm sunan bir tedarikçi değil; bölgesel standartları tanımlayan bir fintek oyuncusu olma yolunda ilerliyoruz.

Payten Grup ölçeğinde inorganik büyüme, stratejimizin ana omurgalarından biri olmayı sürdürüyor. Faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda gerçekleştirdiğimiz satın almalarla yalnızca coğrafi erişimimizi artırmıyoruz; aynı zamanda sektörel uzmanlık derinliğimizi, ölçek ekonomimizi ve pazara giriş çevikliğimizi de güçlendiriyoruz. 2026’da da teknolojiye, inovasyona ve sürdürülebilirlik odaklı iş modellerine yatırım yapmaya devam edecek; bölgenin finansal dönüşüm yolculuğunda yol gösterici, standart belirleyici rolümüzü kararlılıkla sürdüreceğiz.

Küresel ölçekte genişleyen Payten için Türkiye pazarı nasıl bir konumda? Türkiye’nin Payten’in global stratejisindeki rolü, inovasyon ve teknoloji geliştirme süreçlerine katkısı ve bölgesel merkez olma potansiyeli hakkında nasıl bir perspektife sahipsiniz?

Türkiye ekonomisi, dezenflasyon, kur istikrarı ve mali disiplin temelinde yeniden yapılanma sürecinden geçiyor. Kısa vadede enflasyon, dış finansman ihtiyacı ve küresel sıkılaşma risk unsurları olarak gündemde kalırken; sürdürülebilir dönüşüm, üretim kapasitesinin güçlenmesi, ihracat ivmesi ve dijitalleşme yatırımları orta vadeli büyüme perspektifini destekliyor. Bu stratejik dönüşüm, Türkiye’yi Payten’in küresel yol haritasında bölgesel bir operasyon alanının ötesine taşıyarak kilit bir pazar konumuna yerleştiriyor.

Payten Türkiye, teknolojik üretim kapasitesi, 25 yılı aşkın Ar-Ge yetkinliği ve bölgesel liderliğiyle grubun stratejik merkezlerinden biri. Birçok paydaşın gözünde “yerli bir şirket” algısının oluşmasının temel sebebi de bu: Payten Grubu’nun online ödemeler tarafında global ürün ve hizmet portföyünün önemli bir bölümü, Türkiye’de, Türk mühendislerinin imzasını taşıyor. Türkiye operasyonumuz, Payten’in küresel değer zinciri içinde hem yenilikçi çözümlerin tasarlandığı bir inovasyon üssü hem de bölgesel ölçeklenmenin hızlandırıcısı olarak konumlanıyor.

Bugün Türkiye’nin online ödemeler alanındaki birikimi; grubun Hindistan’dan Orta Doğu’ya, Kuzey Afrika’dan Güneydoğu Avrupa’ya uzanan geniş coğrafyada yürüttüğü satın almalar ve büyüme planlarında belirleyici bir rol oynuyor. Global operasyonlarımızın teknik koordinasyonu, performans izlemesi, ürünleştirme süreçleri ve yeni pazarlara entegrasyon adımlarının önemli bir bölümü Türkiye’de konumlanan entegre ekiplerimiz tarafından yönetiliyor. Bu yapı, Payten’in farklı ülkelerde sunduğu çözümlerde tutarlılığı, ölçeklenebilirliği ve hizmet kalitesini güvence altına almamızı sağlıyor.

Hindistan ve BAE pazarlarındaki stratejik yatırımlarımız – her iki ülkede de yerel lisanslara sahip Touras şirketinin satın alınması – ile Fawaterak satın alması sonrası güçlenen Payten Mısır yapılanmamız, bu vizyonun somut yansımaları. Söz konusu şirketlerin Payten ekosistemine entegre edilerek konsolide bir yapı altında buluşturulması, Payten Türkiye’yi çok pazarlı entegrasyonların, uyum süreçlerinin ve operasyonel sinerjilerin yönetildiği stratejik merkez olarak konumlandırıyor.

Markanızın da çözümler sunduğu alanlar hızla büyüyor ve gelişiyor. Kısa ve orta vadede Payten’in çözümlerinde en güçlü atılım alanı hangisi olacak? Neden?

Bugün kurumlar için temel mesele, “ödeme alabilmek”ten çok, her kanaldan gelen ödemeyi en doğru maliyetle, en yüksek onay oranıyla ve en düşük operasyonel yükle yönetebilmek. Banka POS’ları, ödeme kuruluşları, alternatif ödeme yöntemleri, kampanya dönemlerinde artan trafik, regülasyon uyumu ve güvenlik katmanları derken; ödeme altyapıları stratejik bir “yönetim sistemi” düzeyine yükselmiş durumda. Bu karmaşık yapıda rekabet avantajının kaynağı, tek bir ürün ya da modül olmaktan çıkıp, tüm bu bileşenleri tek çatı altında yöneten, veriyi merkeze alan ve kurumlara doğrudan gelir etkisi yaratan ödeme orkestrasyonu mimarilerinden geliyor.

Türkiye’de “ödeme orkestrasyonu” kavramını sistematik, yönetilebilir bir modele dönüştüren Payten Payment Gateway’in tamamen otonom kurgulanan mimarisi, minimal insan müdahalesiyle karmaşık finansal süreçleri gerçek zamanlı yöneten algoritmalar sayesinde kurumların tahsilat operasyonlarını sadeleştiriyor; kesinti ve hataya açık adımları ortadan kaldırıyor ve kurumların karar destek sistemleriyle entegre şekilde çalışacak biçimde tasarlanıyor.

Kritik bir farklılaştırıcı unsur olarak, Payten Ödeme Geçidi’nin mimarisi Türkiye sınırları içinde, yerel sunucular üzerinde çalışmakta olup KVKK’ya tam uyum sağlamaktadır. Bu sayede yurtdışı sunucularda barındırılan platformlarda ortaya çıkabilecek erişim sorunları ve servis kesintilerinden etkilenmeden, kurumlara yerel, stabil ve yüksek erişilebilirlik sağlayan bir tahsilat altyapısı sunar.

Payten Payment Gateway; PCI DSS Seviye 1 uyumluluğu, 3D Secure 2.2 desteği ve gerçek zamanlı kara liste kontrolleri gibi ileri seviye güvenlik yetkinlikleriyle dijital ödeme süreçlerinde en üst düzey korumayı sağlıyor. Bu güvenlik mimarisi, yalnızca riskleri bertaraf etmekle kalmıyor; aynı zamanda işlem akışını kesintisiz ve optimize biçimde yönlendirerek kurumların operasyonel sürekliliğini destekliyor.

Özellikle kampanya ve yoğun trafik dönemlerinde ölçeklenebilir yapısıyla ayrışan platform; hata kaynaklı kesintileri en aza indirirken, yüksek onay oranı ve başarılı işlem adedi üzerinden üye işyerlerine doğrudan gelir artışı sağlayan stratejik bir tahsilat altyapısı sunuyor.

Finansal teknolojilerde rekabetin doğası değişmiş durumda; bugün fark yaratan unsur yalnızca hız değil, entegrasyon kabiliyeti, güvenlik mimarisinin derinliği ve sürdürülebilirlik yaklaşımı. Payten Payment Gateway ile holding kuruluşlarından perakende, enerji, otomotiv, araç kiralama ve sigorta gibi yüksek işlem hacimli sektörlere, çok kanallı e-ticaret operasyonlarına ve ölçeklenme potansiyeli yüksek KOBİ’lere kadar uzanan geniş bir segmente, kurumsal verimlilik ve finansal sürdürülebilirlik odağında değer yaratıyoruz.

Modüler ve esnek mimarimizle yalnızca mevcut tahsilat süreçlerini optimize etmekle yetinmiyor; kurumların dijitalleşme, regülasyon uyumu ve gelir dönüşümü yolculuklarına entegre çözümlerle eşlik ediyoruz. Bu çerçevede Payten Payment Gateway, müşterilerimiz için artık sadece bir “ödeme geçidi” değil; iş sürekliliği, kârlılık ve teknoloji yatırımlarının kesişim noktasında konumlanan stratejik bir altyapı iş ortağıdır. Kısa ve orta vadede en güçlü atılım alanımızı da tam olarak burada, bu orkestrasyon merkezli değer önerisinde görüyoruz.

AI & otomasyon başta olmak üzere, veri analitiği ve ödeme optimizasyonu gibi ileri teknolojilerin Payten’in stratejik planlarındaki yeri nedir? Yapay zekanın operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimi üzerinde nasıl bir etki yaratmasını öngörüyorsunuz?

Bağlı bulunduğumuz ASEE Grubu ve Payten açısından yapay zekâ, bugün artık yalnızca bir teknoloji yatırımı değil; ödeme, güvenlik ve müşteri deneyiminin kesişim noktasında konumlanan stratejik bir büyüme ekseni. Grup çatısı altında geliştirilen Agentic AI, Customer 360 ve gelişmiş veri yönetimi yetkinlikleri; Avrupa ve geniş EMEA coğrafyasında bankacılık, telekom, perakende ve e-ticaret oyuncularının büyüme ajandasını veri odaklı, öngörülebilir ve ölçeklenebilir hale getiriyor. Bugün 20’den fazla ülkede 100’ün üzerinde müşterinin bu yapay zekâ platformlarını aktif biçimde kullanıyor olması, ASEE platformlarının bölge genelinde ölçeklenerek yaygınlaştığını ve yapay zekâ destekli iş uygulamalarına yönelik talebin sürdürülebilir biçimde güçlendiğini gösteren somut bir veri noktası olarak karşımıza çıkıyor.

ASEE’nin bölgede yapay zekâ ve dijital dönüşüm odağında konumlanan kritik iş birliği platformları, sektörel konferanslar ve karar verici forumlarda üstlendiği düşünce liderliği rol; regülatörler, iş ortakları ve kurumsal müşteriler nezdinde ASEE’yi, yapay zekâyı yalnızca bir ürün katmanı olarak değil, regülasyon, etik, veri mahremiyeti ve siber güvenlik boyutlarıyla birlikte ele alan sorumlu bir iş ortağı olarak konumlandırıyor.

Önümüzdeki dönemde grup olarak önceliğimiz, ASEE’nin Avrupa’da ödeme ve finansal hizmetler alanında geliştirdiği yapay zekâ uygulamalarını Payten Group’un operasyonel süreçleri ve ödeme ürün ailesiyle çok daha sıkı, bütünsel ve ölçeklenebilir bir şekilde entegre etmek olacak. Böylece yalnızca kendi verimliliğimizi artırmakla kalmayacak; müşterilerimize de uçtan uca yapay zekâ ile zenginleştirilmiş, öngörüsel ve otomatize müşteri deneyimleri sunarak bölgenin finansal teknoloji standartlarını yukarı taşıyacağız.

Payten’in global büyüme hedefleri doğrultusunda yeni pazarlar, iş birlikleri veya satın alma stratejileri gündeminizde mi? Özellikle Avrupa, MENA veya Asya gibi bölgelerde genişleme planlarınız varsa, 2026 perspektifinde nasıl konumlanıyorsunuz?

Payten Grup ölçeğinde inorganik büyüme, stratejimizin temel sütunlarından biri olmaya devam ediyor. Avrupa, MENA ve Asya pazarlarında planladığımız satın almalar, yerelleşmiş iş birlikleri ve doğrudan pazar girişleri, 2026 ajandamızın ana odak başlıkları arasında yer alıyor.

Önümüzdeki dönemde Türk Devletleri, Doğu Avrupa ve Balkanlar’da yerelleşmiş hizmet modelleriyle ölçeklenmeyi; Avrupa’da ise stratejik ortaklıklar yoluyla kapsamlı müşteri portföyümüzü derinleştirmeyi hedefliyoruz. MENA ve Asya’da ise Touras ve Fawaterak örneklerinde olduğu gibi, lisanslı yerel oyuncularla entegrasyona dayalı büyüme stratejimizi sürdürmeyi planlıyoruz.

Bu yılın öne çıkan stratejik hamlelerinden biri de, bankalara yönelik e-ticaret ödeme altyapımız Nestpay Torus’un ASEE Cloud üzerinde konumlandırılması oldu. Böylece, finansal alanda prestijli ödüllerle tescillenmiş bu platformu Batı Avrupa pazarlarıyla tam uyumlu, ölçeklenebilir ve bulut tabanlı bir mimariye taşıdık. Türkiye’de geliştirilen bu çözüm, artık Avrupa’daki bankalar için hızla devreye alınabilen, regülasyon uyumlu ve yüksek performanslı bir küresel altyapı niteliği kazanmış durumda.

Nestpay Torus’un ASEE Cloud üzerinde yeniden yapılandırılmasıyla; yalnızca Avrupa standartlarıyla tam uyumu garanti altına almakla kalmadık, aynı zamanda Türkiye’de geliştirdiğimiz bu güçlü e-ticaret ödeme altyapısını, Avrupa bankacılık ve ödeme ekosisteminde ölçeklenebilir bir “tercih edilen platform” seviyesine taşıdık. Bu adım, Payten Türkiye’nin ve ASEE Group’un küresel fintek yol haritasında, özellikle bankacılık ve ödeme alanında “teknoloji tabanlı büyümenin ana iş ortağı” olma iddiasını güçlendirirken; Türkiye’yi de grubun bankacılık ve e-ticaret teknolojilerindeki stratejik üretim ve inovasyon üssü olarak daha da kritik bir konuma yerleştiriyor.

Bölgesel Fintek Dönüşümünün Merkez Üssü: Payten Türkiye | Inc. Türkiye Business Magazine

ASEE Grubu çatısı altında konumlanan Payten Türkiye, geliştirdiği ileri ödeme teknolojileriyle yalnızca Türkiye’de değil; Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Güneydoğu Avrupa’da finansal altyapıların dijital dönüşümüne yön veriyor. 50 bini aşkın üye işyeri ile 35’in üzerinde banka ve fintekle yürüttüğü entegre yapı, Türkiye’nin en kapsamlı ve güven temelli çevrimiçi ödeme altyapılarından birini oluşturuyor.

ASEE’nin stratejik teknoloji üretim merkezlerinden biri olan Payten Türkiye, 25 yılı aşan Ar-Ge tecrübesi, İTÜ ARI Teknokent’teki inovasyon gücü ve uzman ürün ekipleriyle bölgesel fintek dönüşümünde önemli bir rol üstleniyor. Geliştirdiği çözümler bugün Hindistan’dan BAE’ye, Mısır’dan Portekiz’e uzanan geniş bir coğrafyada yüzlerce kuruma hizmet veriyor.

Payten Teknoloji’nin ürün portföyü oldukça kapsamlı. Nestpay Torus, 35’ten fazla bankaya hizmet veren ve yüksek işlem hacmine dayanıklı sanal POS altyapısıyla öne çıkarken; Paratika, TCMB onaylı ödeme kuruluşu olarak KOBİ’lere ve e-ticaret firmalarına hızlı, güvenli ve uygun maliyetli online ödeme imkânı sağlıyor. Payten Fintech Suite, fintek şirketlerine yalnızca yedi hafta içinde canlıya alınabilen, mevzuat uyumlu ve “anahtar teslim” bir altyapı sunarak yeni nesil finansal girişimlerin büyüme yolculuğunu hızlandırıyor.

Türkiye’de “ödeme orkestrasyonu” kavramını pazara tanıtan ve sistematik bir modele dönüştüren Payten Payment Gateway çoklu sanal POS ve ödeme kuruluşlarının entegrasyonunun yanı sıra akıllı işlem yönlendirme, hata koduna dayalı yönlendirme, kart saklama, link/QR ile ödeme, çoklu ödeme, kapalı devre cüzdan ve otomatik mutabakat gibi katma değerli fonksiyonları uçtan uca sunan, 25’ten fazla modülün entegre çalıştığı yüksek verimli bir ödeme zekâsı platformu olarak konumlanıyor.

Payten Payment Gateway, PCI DSS Seviye 1 uyumluluğu, 3D Secure 2.2 desteği ve gerçek zamanlı kara liste kontrolü gibi ileri seviye güvenlik katmanlarıyla, dijital ödeme süreçlerinde en üst düzeyde koruma sağlıyor. Aynı zamanda işlem akışını kesintisiz ve optimize biçimde yönlendirerek kurumların operasyonel sürdürülebilirliğini destekliyor. Özellikle kampanya süreçlerinde artan işlem trafiğini sorunsuz yöneten ölçeklenebilir yapısıyla öne çıkan platform, kurumlara yüksek onay oranı ve başarılı işlem adedi üzerinden doğrudan gelir artışı sağlayan stratejik bir tahsilat altyapısı sunuyor.

Payten Türkiye Ülke Lideri Burak Kutlu, “Finansal teknolojilerde artık yalnızca hız değil, entegrasyon kabiliyeti, güvenlik mimarisi ve sürdürülebilirlik yaklaşımı belirleyici unsurlar haline geliyor. Payten Payment Gateway ile, perakendeden enerjiye, otomotiv ve araç kiralamadan sigortacılığa kadar yüksek hacme sahip sektörlerin yanı sıra çok kanallı e-ticaret operasyonlarına ve ölçeklenme potansiyeli taşıyan KOBİ’lere kadar geniş bir segmentte, kurumsal verimlilik ve finansal sürdürülebilirlik odağında katma değer yaratıyoruz. Modüler ve esnek mimarimizle mevcut tahsilat süreçlerini optimize ediyor ve kurumların dijitalleşme, regülasyon uyumu ve gelir dönüşümü hedeflerine destek oluyoruz. Payten Payment Gateway, kurumlar için artık sadece bir ödeme geçidi değil, iş sürekliliği ve kârlılığın teknolojiyle kesiştiği stratejik bir partnerdir” diyor.

Online Tahsilat Süreçlerinde Yeni Standart: Finekra ve Paratika Ortaklığı

Müşteri geri bildirimlerine odaklanarak finans ve muhasebe süreçlerinde dijital yenilikler sunan Finekra, Türkiye’nin öncü ödeme kuruluşlarından TCMB faaliyet iznine sahip Paratika ile stratejik bir iş birliğine imza attı. Bu iş birliğiyle iki şirket, firmaların finansal operasyonlarını kolaylaştıran, güvenli ve verimli ödeme çözümlerini daha geniş bir kitleye ulaştırmayı hedefliyor.

Finekra, Paratika’nın güçlü sanal POS altyapısını ekosistemine dahil ederken; Paratika ise Finekra’nın DBS (Doğrudan Borçlandırma Sistemi) çözümüyle işletmelere uçtan uca güvenli tahsilat imkanı sunuyor. Özellikle geniş bayi ve dağıtım ağına sahip şirketlerin tahsilat süreçlerini otomatikleştiren bir tahsilat mekanizması olan DBS sayesinde bayilere tanımlanan kredi limitleri çerçevesinde ödemeler güvence altına alınıyor ve alacaklar doğrudan ana firmanın hesabına aktarılıyor. Böylece manuel tahsilat süreçlerinden kaynaklanan operasyonel riskler ortadan kalkarken, işletmelerin nakit akışı daha verimli ve güvenli bir şekilde yönetiliyor.

İki güçlü altyapının birleşimiyle ortaya çıkan bu çözüm, elektronik, tüketici perakendesi ve pek çok farklı sektörde faaliyet gösteren işletmelere süreçlerinde güvenli, esnek ve verimli bir yapı sunarak sektörde kullanıcı deneyimi ve çeşitlilik açısından yeni bir standart yaratıyor.

Finekra CEO’su Erhan Zengin iş birliği hakkında şunları söyledi:“Bizim için öncelik, geliştirdiğimiz ürünleri daha fazla işletmeye ulaştırarak ekosistemi güçlendirmek. Halihazırda güçlü olan çözümlerimizi yaygınlaştırarak firmaların yararına bir dönüşüm yaratıyoruz. Amacımız işletmelerin finans yönetimini zahmetsiz, stratejik bir avantaja dönüştürmek ve firmalara fayda sağlayacak çözümleri daha geniş kitlelere ulaştırmak. Aynı zamanda sektörde iş birliği yapmak isteyen firmalara da ilham verecek bir model ortaya koyduğumuza inanıyoruz.”

Paratika CEO’su ve Payten Türkiye Ülke Lideri Burak Kutlu, iş birliğine dair şunları söyledi: “Paratika olarak işletmelere banka seviyesinde güvenlik sunan sanal POS altyapımızla ödeme dünyasında fark yaratıyoruz. Kart saklama, linkle ve QR kod ile ödeme, alışveriş kredisi, bayi tahsilat yönetimi, dövizle ödeme, pazaryeri çözümü, Paratika Tarım Gateway çözümlerimize ek olarak bu iş birliğimizle Doğrudan Borçlandırma Sistemini de PCI DSS Level 1 uyumlu altyapı, yapay zekâ destekli anti-fraud koruması ve 7/24 canlı destek sunuyoruz. Böylece işletmelere yalnızca güvenli değil, aynı zamanda daha erişilebilir ve verimli bir ödeme deneyimi sunarken, dijital tahsilat süreçlerinde yeni bir standart oluşturuyoruz.”

Paratika’dan KOBİ’lere özel Fiziki POS kampanyası: Yüzde 1,98 komisyon oranıyla ertesi gün ödeme avantajı

Paratika’dan KOBİ’lere özel Fiziki POS kampanyası: Yüzde 1,98 komisyon oranıyla ertesi gün ödeme avantajı

Dijital ticaretin dönüşümüne yön veren yenilikçi ödeme çözümleriyle öne çıkan Paratika, KOBİ’lere yönelik avantajlı bir kampanya başlattı. 30 Kasım’a kadar geçerli kampanya ile işletmeler, Paratika Fiziki POS cihazları üzerinden gerçekleştirdikleri işlemlerde yüzde 1,98 komisyon oranıyla ertesi gün ödeme imkânı elde edebilecek.

Türkiye’nin en büyük online ödeme altyapısını yöneten Payten’in 25 yılı aşkın Ar-Ge gücüyle geliştirilen TCMB faaliyet onaylı ödeme kuruluşu Paratika, Türkiye’nin dört bir yanındaki KOBİ’lerin büyüme yolculuğuna katkıda bulunmaya devam ediyor. Kampanya kapsamında başvuruda bulunan işletmeler, Paratika Fiziki POS cihazları üzerinden gerçekleştirdikleri işlemlerde yüzde 1,98 komisyon oranıyla ertesi gün ödeme imkânına sahip oluyor. Paratika Fiziki POS, mağaza içi tahsilat yapan işletmelere hızlı, güvenli ve uygun maliyetli ödeme çözümleri sunuyor.

Paratika CEO’su ve Payten Türkiye Ülke Lideri Burak Kutlu, kampanyaya ilişkin şunları söyledi: “Paratika olarak KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuğunu desteklerken, aynı zamanda onların operasyonel süreçlerini kolaylaştıran ve maliyetlerini düşüren çözümler geliştirmeye önem veriyoruz. Türkiye’nin ekonomik büyümesinde lokomotif rol üstlenen KOBİ’lerin sürdürülebilir şekilde güçlenmesi için ödeme sistemlerinin stratejik öneminin farkındayız. Bu nedenle sunduğumuz uçtan uca çözümlerle yalnızca tahsilat süreçlerini değil, müşteri memnuniyeti ve finansal performanslarını da ileriye taşıyacak altyapılar geliştiriyoruz. Bu kampanyamızla Fiziki POS cihazları üzerinden yapılan işlemlerde sunduğumuz avantajlı komisyon oranı ve ertesi gün ödeme fırsatının ötesine geçerek, PCI DSS Level 1 uyumlu güvenli altyapımız, gelişmiş anti-fraud mekanizmalarımız ve yüzde 99,9’a varan başarılı işlem oranımızla KOBİ’lerin sadece nakit akışlarını güvence altına almakla kalmıyor, aynı zamanda güvenli ve kesintisiz ödeme deneyimi sayesinde satışlarını artırmalarına da katkı sağlıyoruz.”

Paratika Fiziki POS, perakende mağazaları, market zincirleri, eczaneler, oteller, restoranlar, akaryakıt istasyonları, eğitim kurumları ve daha birçok sektörde yüz yüze yapılan ödemeler için geliştirilmiş yeni nesil bir çözüm sunuyor. Tek cihaz ve tek komisyon oranıyla tüm kartlardan ödeme alma imkânı sağlayan Android tabanlı Paratika Fiziki POS cihazı, bankalarla ayrı ayrı anlaşma yapma zorunluluğunu ortadan kaldırarak işletmelere operasyonel kolaylık ve maliyet avantajı kazandırıyor. PCI DSS Level 1 uyumlu güvenlik altyapısı ve sahtekarlık önleme mekanizmalarıyla ödemelerin güvenliğini garanti altına alırken, tek çekim, taksitli ödeme, QR kod ile ödeme gibi farklı seçeneklerle son kullanıcıya esnek ve kolay bir alışveriş deneyimi sağlıyor.

Sigorta Sektöründe Verimlilik ve Büyümenin Adresi: Payten Ödeme Orkestrasyonu

Paratika PFS Dergi Kotasyon 03

Payten’in 2025 yıl verilerine göre;
Sigorta Ekosisteminde Verimlilik ve Dönüşüm Öne Çıkıyor,
Büyüme Hız Kazanıyor

Dijitalleşme, sigorta sektöründe yalnızca poliçe süreçlerini değil; tahsilat, iade, yenileme ve müşteri deneyimi gibi tüm finansal akışları dönüştürüyor. Özellikle yüksek hacimli işlemlerin yönetimi, operasyonel verimlilik ve güvenlik alanlarında rekabet avantajı sağlamak isteyen sigorta kuruluşları, artık tahsilat altyapılarını yeniden tanımlamak zorunda.

Bu dönüşümün merkezinde konumlanan Payten Payment Gateway, 2025 yılı itibarıyla 50’yi aşkın sigorta şirketi ve acente ile yönettiği dijital tahsilat operasyonlarında 220 milyar TL’lik işlem hacmine ulaştı. Yıl sonu itibarıyla 330 milyar TL’yi aşması öngörülen bu yapı, sigorta ekosisteminde dijital ödeme kanallarının stratejik önemini açıkça ortaya koyuyor.

Verilere göre, işlemlerin %72’si kayıtlı kartlar üzerinden gerçekleşiyor. PCI DSS Level 1 uyumlu kart saklama altyapısı sayesinde; özellikle tekrarlayan poliçelerde ve abonelik bazlı ürünlerde hızlı, güvenli ve sürdürülebilir tahsilat modelleri sağlanıyor.

Payten’in gelişmiş orkestrasyon yetkinlikleri arasında; çoklu sanal POS yönetimi, akıllı işlem yönlendirme, mobil ve Secure IVR (telefon üzerinden gerçekleşen ödemelerde PCI DSS Level 1 standartlarında güvenli işlem altyapısı) tabanlı tahsilat çözümleri, gelişmiş mutabakat modülü ve Olağanüstü Durum Merkezi (ODM) yapısı yer alıyor. Bu bütüncül mimari, sigorta şirketlerinin ödeme altyapılarını sadece dijitalleştirmekle kalmıyor, aynı zamanda maliyet optimizasyonu ve iş sürekliliği gibi kritik KPI’larda fark yaratmalarını sağlıyor.

Payten Türkiye Ülke Lideri Burak Kutlu, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi paylaşıyor:

“Sigorta sektörü artık dijitalleşmeyi operasyonel bir tercih değil, kurumsal sürdürülebilirliğin temel taşı olarak konumlandırıyor. Payten olarak sunduğumuz çok katmanlı altyapı sayesinde, yalnızca tahsilat süreçlerini değil, kullanıcı deneyimi, işlem başarısı ve regülasyon uyumu gibi stratejik etki alanlarını uçtan uca destekliyoruz. Sigorta sektörünün dinamiklerine duyarlılığımız, mevzuatlara tam uyumlu altyapımız ve sürdürülebilir inovasyonu odağa alan yaklaşımımızla; müşterilerimiz nezdinde stratejik bir çözüm ortağı olarak konumlanmaktan gurur duyuyoruz.”

Yerli Ar-Ge gücü, uluslararası güvenlik sertifikaları ve 25 yılı aşkın teknoloji mirasıyla Payten, sigorta sektörünün bugünkü ihtiyaçlarına olduğu kadar, geleceğe dönük büyüme vizyonuna da değer katıyor.

Sigorta sektöründe akıllı tahsilatın gücü: Payten ile büyüme hız kazanıyor

sigorta sektoru verileri paratika 1

Payten Payment Gateway’in yönettiği dijital tahsilat operasyonlarından elde edilen 2025 yılı verilerine göre, sigorta sektöründe dijital ödeme kanalları üzerinden gerçekleşen işlem hacmi yılın ilk sekiz ayında 220 milyar TL seviyesine ulaştı.

Günümüzde, sigorta sektörü yalnızca poliçe yönetiminde değil; tahsilat, iade ve müşteri deneyimi gibi finansal süreçlerin tamamında dijitalleşmeyi önceliklendiren yenilikçi bir yapıya evriliyor. Dijital ödeme sistemlerinin sektör geneline entegre edilmesi, hem operasyonel verimlilik hem de gelir yönetimi açısından artık bir tercih değil, stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda.

Bu dönüşümün arkasında ise yüksek hacimli işlem trafiğini kesintisiz yöneten, kullanıcı sadakatini artıran ve farklı ödeme yöntemlerini tek panel üzerinden orkestre edebilen gelişmiş altyapılar yer alıyor. Payten Payment Gateway, 50’den fazla sigorta kurumu ve acentenin katılımıyla yönettiği dijital tahsilat operasyonlarından elde ettiği 2025 yılı verileriyle, sigorta ekosisteminin dijitalleşme düzeyine dair çarpıcı içgörüler sunuyor.

Dijitalleşme sigortada güvenle büyüyor: Hacim artıyor, altyapılar akıllanıyor

Payten’in verilerine göre, 2025 yılının ilk sekiz ayında, sigorta sektöründe dijital ödeme kanalları üzerinden gerçekleşen işlem hacmi 220 milyar TL seviyesine ulaştı. Yaklaşık 32 milyon adetlik işlem trafiğini temsil eden bu büyüklük, poliçe tahsilatlarından hasar tazminat ödemelerine kadar geniş bir yelpazede dijital kanalların sektöre entegre edildiğini gösteriyor.

Yıl sonu projeksiyonları ise bu dönüşümün daha da hızlanacağını işaret ediyor: Payten ekosistemi içerisinde sigorta sektörünün online işlem hacminin 330 milyar TL düzeyine ulaşması bekleniyor.

Kayıtlı kart kullanımı stratejik avantaja dönüşüyor: Sadakat, hız ve tekrarlayan ödeme dinamikleri

Sigorta sektörünün dijital tahsilat yapısında müşteri sadakati ve işlem verimliliğini doğrudan etkileyen en kritik unsurlardan biri, kayıtlı kart altyapılarının etkin kullanımı olarak öne çıkıyor.

Payten’in 2025 yılı ilk sekiz aylık verilerine göre, başarılı işlemlerin yüzde 72’si kayıtlı kartlar üzerinden gerçekleşti. Bu oran, kullanıcıların güvenli, hızlı ve tekrar edilebilir bir ödeme deneyimini tercih ettiğini açıkça ortaya koyarken; sektörde kart saklama, tokenizasyon ve “tek tıkla ödeme” altyapılarının sadece müşteri memnuniyeti açısından değil, aynı zamanda tahsilat sürekliliği perspektifinden de stratejik değer taşıdığını gösteriyor.

Kredi kartı tahsilatlarda gücünü koruyor: Tüketici tercihleri netleşiyor

Payten verileri ayrıca 2025 yılında dijital tahsilat kanallarında kredi kartlarının yüzde 97,93’lük payla sektördeki dominant konumunu sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Bu yüksek oran, sigorta ürünlerinin ödeme planlarında tüketicilerin hâlâ en çok güvendikleri ve tercih ettikleri yöntem olarak kredi kartlarını gördüğünü gösteriyor.

Öte yandan, işlem tipi bazlı analizler, kullanıcıların ödeme kararlarında bütçe yönetimi ve hız arasında denge kurduğunugösteriyor. Tek çekim ödemeler, yüzde 70,86 oranla lider konumda bulunurken; taksitli işlemler yüzde 29,14 paya sahip. Taksit tercih eden kullanıcıların ise ağırlıklı olarak 3, 6, 9 ve 12 taksit gibi belirgin aralıklara yönelmesi, düzenli nakit akışı beklentisiyle sigorta ödemelerinde esnek planlara yönelim olduğunu gösteriyor.

Uçtan uca entegrasyon: Payten ile sigortacılıkta operasyonel yetkinlik ve kesintisiz tahsilat

Sigorta sektöründe dijitalleşmenin etkisi, sadece tahsilat anında değil; tahsilat öncesi ve sonrası süreçlerin bütüncül yönetiminde de kendini gösteriyor. Payten Ödeme Orkestrasyonu çözümünün merkezinde yer alan akıllı işlem yönlendirme teknolojisi, işlem başarısını artırmak amacıyla ödeme trafiğini anlık hata kodlarına göre otomatik olarak yönlendiriyor. Bu sayede POS erişilebilirliği maksimize edilirken, işlem kayıplarının da önüne geçiliyor.

Türkiye’de telefonla güvenli tahsilat dönemini başlatan öncü çözüm Payten Secure IVR ilelinkle ödeme çözümleri, özellikle şube dışı kanallar ya da çağrı merkezi operasyonları üzerinden gerçekleştirilen tahsilatlarda güvenlik ve erişilebilirlik standartlarını üst seviyeye çıkarıyor.

PCI DSS Level 1 uyumlu kart saklama çözümü, özellikle tekrarlayan prim tahsilatları, abonelik bazlı sigorta ürünleriveotomatik yenileme akışları gibi senaryolarda hem firmalara operasyonel kolaylık sağlıyor hem de kullanıcı deneyimini güçlendirerek müşteri bağlılığını artırıyor.

Ödeme sonrası süreçlerde ise mutabakat modülü, iade ve iptal işlemleri ile ödeme kayıtlarının otomatik eşleştirilmesini sağlayarak muhasebe ve finans ekiplerinin iş yükünü ciddi oranda azaltıyor.

Yoğun işlem dönemlerinde ise devreye alınan Olağanüstü Durum Merkezi (ODM) çözümü, ödeme süreçlerinin yedekli ve kesintisiz biçimde çalışmasını garanti altına alıyor. Ek olarak; TCKN/VKN ve kartın ilk 8–son 4 hanesiyle ödeme kabulü gibi detaylı doğrulama seçenekleri, kurumsal senaryolarda hem güvenliği hem de esnekliği beraber sunuyor.

Bu modüler yapı sayesinde Payten Payment Gateway, sigorta şirketlerinin uçtan uca ödeme süreçlerini tek platformda entegre biçimde yönetmelerini sağlayarak, iş sürekliliğini, dönüşüm oranlarını ve maliyet optimizasyonunu aynı anda destekliyor.

Sigorta sektöründe dijitalleşme sürdürülebilirliğin vazgeçilmez parçası

Payten Türkiye Ülke Lideri Burak Kutlu, sigorta sektöründe dijital tahsilat ekosisteminin stratejik dönüşümüne ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: Sigorta sektörü, dijitalleşme yolculuğunun artık yalnızca bir operasyonel tercih değil, kurumsal sürdürülebilirlik için vazgeçilmez bir zorunluluk haline geldiği bir evrede konumlanıyor. Payten olarak, sigorta sektöründe yönettiğimiz işlem hacminin getirdiği başarıyıgörmek, bu sektördeki stratejik konumumuzu ve sorumluluğumuzu daha da pekiştiriyor. Değerli müşterilerimizle gerçekleştirdiğimiz temaslarda en fazla takdir edilen konuların başında; sektör dinamiklerine duyarlılığımız, regülasyonlara tam uyum sağlayan altyapımız ve sürdürülebilir inovasyonu odağa alan yaklaşımımız geliyor. Bu güven ilişkisi, yalnızca bir çözüm sağlayıcı olarak değil; aynı zamanda stratejik bir dönüşüm ortağı olarak konumlanmamızın en somut göstergesi. Payten Payment Gateway’in çok katmanlı çözüm mimarisi sayesinde; sigorta firmaları artık yalnızca kesintisiz ödeme almak ve ödemelerini tek merkezden yönetmekle kalmıyor, aynı zamanda sigortalı memnuniyeti, işlem güvenliği ve operasyonel verimlilik gibi alanlarda da sürdürülebilir fark yaratabiliyor. 25 yılı aşkın teknoloji mirasımız, İTÜ ARI Teknokent’teki AR-GE merkezimiz ve uluslararası sertifikasyonlarımız (PCI DSS Level 1, ISO 27001/22301) ile hizmet sunduğumuz tüm sektörlerde olduğu gibi sigorta dünyasının yalnızca bugünkü taleplerine değil, gelecekteki ölçeklenme vizyonuna da yanıt veriyoruz.”

TÖDEB Dergi | “Tarım Gateway” Tarımda Dijitalleşme ve Büyümeyi Destekliyor (Ağustos 2025)

TÖDEP Ağustos Paratika LI

Paratika, “Tarım Gateway” çözümüyle tarım sektörünün dijitalleşmesini hızlandırırken, tedarik zincirinin finansal süreçlerine verimlilik kazandırıyor.Çözüm sayesinde tarım tedarikçileri, farklı ödeme platformlarını tek tek yönetme yükünden kurtulurken, online başvuruyla aynı gün tarım kartlarla da ödeme almaya başlayabiliyor. Paratika Tarım Gateway’e sahip firmalar, tek entegrasyonla 6 tarım kart programından ödeme kabul edebiliyor. Böylece operasyonel kolaylık ve gelir artışı sağlarken, çiftçiye de finansal destek ve kolaylık sunuyorlar.

Tarım kart sunan bankalarla ayrı ayrı anlaşma yapmaya gerek bırakmayan bu sistem, sektörde dijital ödemeleri kolaylaştırıyor. Paratika’nın sunduğu bu yenilikçi çözümle tarım kartlar üzerinden bugüne kadar on binlerce işlem başarıyla gerçekleşti. Bu güçlü işlem hacmi, tarım sektörünün dijitalleşerek büyümesine ve sürdürülebilir finansal ekosistemine önemli katkı sağlıyor.

Öte yandan Paratika, 2024 Deloitte EMEA Technology Fast 500 listesine üst üste ikinci kez girerek istikrarlı büyümesini bir kez daha tescilledi.Bölge bazında teknoloji sektörünün en hızlı yükselen şirketlerinin sıralandığı bu prestijli listede, EMEA genelinde yalnızca 84 fintek firması yer aldı. Türkiye’den listeye giren 21 şirketten biri olan Paratika, sunduğu banka kalitesinde sanal POS çözümüyle e-ticaret ve ödeme teknolojileri alanındaki başarısını bir kez daha ortaya koydu.